
Bir arı kovanını korumak, kovanın bekçileri için kendini feda etme anlamına gelebilir. Bal arılarının iğnelerinde bir kirpinin dikeni gibi küçük oklar vardır. Düşmanı sokan arı uçmaya çalışırken iğne orada takılı kalır ve arının karnının arka tarafı yırtılır. Karnının yırtılmış kısmında, zehir salgısı ve onu kontrol eden sinirler vardır. Arı bu yaralanmadan dolayı ölürken, kovanın geri kalanı bu sayede korunmuş olur. (Russel Freedman, How Animals Defend Their Young? s.63)
Sibirya semenderleri (Hynobius Key-serlingii), donmuş toprakların metrelerce derinliklerinde yıllarca kaldıktan sonra buzları çözülür ve normal yaşama dönerler. Bu canlılar vücutlarında antifriz madde üretirler. “Antifriz maddeler” semenderin kanındaki hücrelerde bulunan suyun yerine geçerek, dokuların keskin buz kristallerinden zarar görmesini önler. Sibirya semenderinin bu mekanizmasının nasıl işlediği ise halen tam olarak bilinmemektedir. (New Scientist, Cilt 139, s.15)
Kedi güvesi tırtılı korktuğu zaman adeta “şahlanarak” korkunç bir görünüm kazanır. Tırtıl daha fazla rahatsız edilecek olursa göğsündeki bezlerden, içinde % 40 karınca asidi bulunan yakıcı bir karışım püskürtür. (Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Böcekler, s.150)
Dişi Mantis, bir seferde 80-100 yumurta bırakan bir böcektir. Bu yumurtalar sert, süngerimsi keselerin içindedir. Dişi bu kapsülleri ince dallara yapıştırır. Mantis yumurtlarken bir taraftan da bir sıvı çıkartır. Vücudunun hareketleriyle bunu karıştırarak köpüklendirir. Yumurtalar ilk çıktığında henüz sertleşmemiş bu maddenin içinde kalırlar. Sonra bu salgı çabucak katılaşarak kurur. Süngere benzeyen bu kapsül, yumurtaları aç kuşlara karşı korumaktadır. (Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing Böcekler, s.124)
Hipopotamların (su aygırlarının) derilerindeki bezlerden salgılanan pembe bir sıvı, onları güneş yanıklarından korumaya yarar. Bu canlıların derilerinin altında ise, soğuk suyun altında bile sıcak kalmalarını sağlayacak 5 cm. kalınlığında bir yağ tabakası bulunmaktadır. (John Stidworthy, Mammals, The Large Plant Eaters, s.24)
Vatozlar, okyanus dibini temizleyen balıklardandır. Vatozların savunma mekanizmaları kuyruklarının ucunda bulunan dikenlerdir. Rahatsız edildiğinde vatoz düşmanını sokar. Bu sırada dikenlerindeki zehir serbest kalır. Son derece etkili olan bu zehir, canlılar için öldürücü olabilir.
Güney Amerika’da yaşayan zehir oku fırlatan kurbağa saldırıya uğradığında, çok küçük zerresi bile bir insanı öldürmeye yeterli olan oldukça güçlü bir zehir yaymaya başlar. Zehir, kurbağa tarafından yalnızca savunma için kullanılmaktadır. (Michael Scott, The Young Oxford Book Of Ecology, s. 38)